Cemiyetin, milletin ve topyekün insanlığın temelini teşkil eden ailenin, İslam muamelatında önemli yeri vardır. Herşeyden evvel aile kurmak, fitri bir ihtiyaçtır. Hatta Allah'a kulluk yolunda yardımcı unsurlardan biridir. Allah, insanları çift yaratmış ve birbirlerine meyilli kılmıştır:
"İçinizde, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, O'nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda, düşünen toplumlar için dersler vardır."(Rum suresi:30/30)
Evlilik hem psikolojik bir denge unsuru, hem de neslin devamının vesilesidir. Neslin devamı insanlık ve medeniyetin devamına, insanların çoğalması ise yeryüzünde ilahi adaletin tesisine sebeptir. Bu cümleden olarak Kur'an-ı Kerim, evlenmenin de ötesinde evlendirmeyi ve evlenenlere yardımcı olmayı teşvik ve emretmiştir:
"İçinizdeki bekarları... evlendirin. Eğer yoksul iseler Allah onları lütfu ile zenginleştirir. Allah lütfu bol olandır, bilendir."(Nur suresi:24/32)
ALLAH ERLERİ AİLE OCAĞINDA YETİŞİR...
Sevgili Peygamberimiz evlenmeyi ibadet, aileyi mukaddes bir yuva olarak övmüş ve mahşer günü ümmetinin çokluğu ile iftihar edeceğini ilan etmiştir. Zira İslam, nicelik ve nitelik bakımından dengeli ve kemale doğru akan bir nesli öngörür. Bu bakımdan konu irdelendiğinde görülür ki, hakkı ayakta tutan Allah erleri ancak aile ocağında yetişebilir. Bu yüzden aile, mübarek ve mukaddes ocak olarak İslam muamelatının bir şubesini oluşturmuştur.
AİLE FERTLERİ BİRBİRİNE MUHTAÇTIR...
Psikolojik açıdan aileye bakarsak, herşeyden evvel insanların çift yaratılarak birbirlerine meyilli bulunmaları, Allah'ın rahmetinin ve lütfunun bir delilidir. Aile fertlerinin birbirlerine olan sevgisi ve hürmeti, karşılıklı hak ve vazifeler, onların herbirinin psikolojik ihtiyaçlarının da bir ifadesidir. Nitekim bir ailede kadın, erkeğin himayesine muhtaçtır. Erkek ise kadının muhabbetine, nezaketine ve de manevi desteğine muhtaçtır. Çocuklar anne ve baba şefkatine, anne ve baba ise büyük bir nimet olan çocuklarının sevgisine muhtaçtır. Sevmek, sevilmek, karşılıklı hürmet ve muhabbet Allah'ın bir lütfu ve hepsi de ihtiyaçtır.
AİLE, ALLAH'A YOLCULUKTA İLK KONAKLAMA MAHALİDİR...
İnsan ruhu, aile içindeki duygu hiyerarşisi ve kompozisyonu içinde Allah'a doğru rucü eder. Çünkü herşey Allah'tandır. Herşey O'ndan kaynaklanmıştır ve O'na dönecektir. Bu sebeple aile -tabir caizse- Allah'a gidişte ilk konaklama mahallidir. Nitekim Hz. Peygamberin (sav), bütün insanların ilahi fıtrat üzerine doğduklarını, ancak ebeveynlerinin onları Yahudi, Hıristiyan yahut ateşperest yaptıklarını vurgulaması bu bakımdan çok manidardır. Bu yüzden ailenin İslamileşmesi, kulluk yolunda en büyük yardımcı unsurlardandır. Sağlam ve köklü ailelerin, dengeli bir ruh yapısına sahip ve kullukta samimi insanlar yetiştirdiğine tarih şahittir. Bu sebeple İslam muamelatı aileyi ihmal etmemiş, onun sağlam, köklü ve dengeli olarak oluşmasına azami önem vermiştir.
AİLENİN KURULMASINDA MAKSAT KULLUKTUR
Rasul-i Ekrem (sav) Efendimiz'in aile hayatı, bu hususta şahaser örnektir. Aslında bu konu teferruatlı incelemeyi gerektiren önemli bir araştırma sahasıdır. Kısaca, İslam'da ailenin kurulması nikah akdi ile başlar. Nikah ise Allah adına yapılan bir muahededir. Sadece bu husus bile ailenin kurulmasındaki kulluk maksadını ispat etmektedir. Nikah akdinden sonra karşılıklı haklar ve mükellefiyetler, çocuk eğitimi, boşanma ve miras taksimi gibi hususlar pekçok hikmetlere mebni olarak sağlam temeller üzerine oturtulmuş ve Müslüman kendi başına terkedilmemiştir. Ta ki, kulluğun önündeki zahir ve batın engeller kaldırılsın; kul, Allah'a gidişte rahat ve bir ortam bulabilsin...
İslam'da aile hayatı adeta cennetten bir nümunedir. Bu nümune Allah'a gidişi hızlandıran bir rahmet ortamıdır. İslam bunu temin etmiştir. Sağlam ailenin nasıl kurulacağını göstermiştir. Resul-i Ekrem (sav) bunu tebliğ etmiş, müşahhas örneğini de bizzat yaşayarak göstermiştir.
Prof. Dr. Haydar Baş
İcmal Dergisi
Öğrenmeyi Öğrenmek
9 yıl önce